Özgür Annelik

pace-osu-mother-daughter.jpg

Çocuk sahibi olmayı seçen insanların çocuk sahibi olmamayı seçenlerden çok daha bilinçsiz şekilde karar aldığını düşünürüm. Ve herkesin çocuk yapmak zorunda olmadığını. Herkesin çocuk yapması gerekmediğini. Çocuk sahibi olmanın gerçekten iyi düşünülmüş iyi planlanmış bir karar olması, çocuk sahibi olan bir erkek ve kadının çocukla ilgili her anlamda eşit sorumluluk sahibi olması gerektiğini. Evcil hayvan sahiplenmek için bile haftalarca düşünürken insanların yerine getirilmezse lanetlenecekleri kutsal bir görevmiş gibi alelacele çocuk yapmaya kalkışıp yegane yaşama amaçları haline getirdikleri çocuğu da kendi sıkıcı dünyalarına hapsetmelerini anlayamam.

Gel gör ki, bugüne kadar çocuk sahibi olmak isteyip istemediğimi hiç düşünemedim.

Hamile olduğuma dair bir kaygıya kapıldığımda kafama hemen bir endişeler zinciri doluşur:

Nerede kürtaj yaptırabilirim? Yargılanmayacağım, piskolojik şiddet görmeyeceğim bir sağlık kuruluşuna başvurmanın bedeli ne kadar olur, operasyon sonrası verilecek raporda ne yazar, işyerime bu raporu götürsem başıma neler gelir? Ailem duysa ne kadar üzülür?…

Böyle bir durumda çocuk ister miyim düşüncesi belki aklıma gelen ama pek üzerinde durmadan kafamdan attığım silik bir fikir olabiliyor ancak.

Bedenime saygınlık kazandırmak için annelik sıfatını kazanmam gerekiyor. Ama bunu bile kendi kararımla yapamıyorum.

Çünkü çocuk sahibi olabilmak için ona soyadını verecek bir erkek bulmam gerekiyor…

Çocuk sahibi olacak bedensel, ruhsal, maddi her türlü imkana fazlasıyla sahip olsam bile. Yapamam. İnsan ruhunun gardiyanları, insanın doğum hakkını bile çalmış olan ahlak zabıtaları hemen yakama yapışır, hayatı zindan eder.

Bedenime ait bu kadar önemli  bir kararı ancak bir erkek üzerinden verebilecek olmak kanıma dokunuyor.

Emma Goldman’ın dediği gibi,

Şayet annelik kadın doğasının en yüksek mertebesiyse, aşkı ve özgürlüğü korumak adına ne tür bir himayeye ihtiyaç vardır?…Evlilik dayatması bir kadına ancak bana uyarsan doğurabilirsin demek değil midir? Şayet kadın, kendisini satarak annelik hakkını satın almayı reddediyorsa bu onu alçaltıp utandırmak değil midir? Evlilik baskıyla ve nefretle tasavvur edilirken bile anneliğin tek onaylanmış hali değil midir?

Otoritenin savunucuları özgür annelikten ölesiye korkar.

Bu yüzden kadının özgürlüğünü oy hakkına, seçilme hakkına, ekonomik haklara indirgemeye çalışır.

Oysa özgürleşme kadının ruhunda başlar. Sosyal kabuklara saklanarak dış tiranları yendiğini sananlar kendi iç tiranlarına boyun eğmekten vazgeçtiğinde…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s