Fransa’daki burkini tartışması

fransanin-burkini-yasagi-tartismalarin-odaginda-tepkiler-buyuyor-57c03b1766c7d

Birkaç gün önce Fransa’nın Nice kentindeki bir sahilde burkini giyen bir kadın polis tacizine uğradı ve zorla soyunması istendi. Bu olay sonucunda başlayan tartışma, polis şiddetinden daha ürkütücü.

Kimi köşe yazarları, politikacılar, akademisyenler hatta ülkenin Başbakanı, burkini (haşema) nın Fransa’nın ulusal bütünlüğünü tehdit edeceğine dair görüş beyan ederek polis müdahalesini desteklediler.

Fransa Danıştayı’nın ilgili belediye tarafından uygulanan tesettür mayosu yasağını durdurmasına rağmen, kadın bedeni üzerinden yürütülmeye devam edilen bu tartışmayı oldukça sembolik ve korkutucu buluyorum.

Vücudunu açmak ve kapatmak güvenlik / özgürlük ikilisi  çerçevesinde serbest olmalıdır. Fransa’da başkalarını taciz veya rahatsız edebileceği düşüncesiyle sokak ortasında çırılçıplak soyunmak da uyarı ve cezalandırma sebebidir. Bunun tersi durumlar için, İsviçre’de esas alınan ise suratın açık olmasıdır. <<Açık toplum, açık yüz>> gibi bir sloganları var.

Yukarıdaki iki örnek de güvenlik-özgürlük dengesi açısından iyi örnekler.

Fransa’daki burkini tartışmasında kullanılan kamu düzeni ve ulusal bütünlük gibi kavramlar, doğru yorumlandığı zaman bireylerin güvenliği için çok anlamlı olabilir. Ama konu kişisel özgürlüklere geldi mi bu kelimeler beni hep korkutmuştur. Bireysel özgürlüklerle kamu güvenliği ince bir çizgide birleşir. Bu ince çizgide kalmak devletin karar alıcıları için çoğu zaman oldukça zor olmuştur. Yapılması gerekenin ne olduğu üzerine çok da düşünmeye gerek olmasa da kamu güvenliği ve ulusal bütünlüğe ilişkin sihirli sözcükler, bireylere bırakılan alanın sınırlarını bulanıklaştırır, haksız müdaheleyi sinsice doğrular.

Screen-Shot-2016-08-25-at-14.45.59-640x480

Kadın tesettürünün mantıklı bir izahı yok. Tesettür, kadın bedeninin günah sayılarak kadınların ikinci sınıf insan muamelesi görmesinin ve aynı zamanda sahiplenilerek köleleştirilmesinin en etkili araçlarından biri.

Diğer yandan, tesettür sarmalına bir şekilde düşmüş olan kadınları toplumdan dışlamanın ne gibi bir izahı olabilir?

Plajda fazla soyunduğu için kimseye karışılamayacağı gibi bedenini göstermemek de bir haktır ve bu alana girilmesi tam anlamıyla tacizdir.

Diğer yandan, çıplak bedenini göstermek istemeyen kişinin bambaşka kişisel sebepleri de olabilir. Estetik kaygılar, ameliyat izleri, veya herhangi bir sebepten kaynaklanan utanma duygusu. Örneğin dalgıçlara, sörfçülere, hız almak için vücudunun çoğunu kapatan mayolar giyen sporculara kimse karışmıyor.

İnsanları soyunmaya zorlamanın giyinmeye zorlamaktan herhangi bir farkı bulunmuyor.

Fransa’da burkini ile denize girme yasağını ve bu yasağı savunmaya çalışanların argümanlarını, en az burkini ile denize girmenin kendisi kadar anlamsız ve tutucu buluyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s